🔔 🎉 Yaz Fırsatları

Kampanya Bitimine:

00
Gün
:
00
Saat
:
00
Dakika
:
00
Saniye
Blog Kategorisi : Genel

DARK SOULS VE YILMAMAK

Oyunların zorluk seçenekleri ile aranız nasıl? Ben tüm oyunları normal zorluk seviyesinde oynuyorum. Hem gereğinden fazla zorlanmak istemiyorum hem de oyunda belli bir noktada fazla takıldığım zaman vaktimi boşa harcıyormuşum izlenimine kapılabiliyorum. Oyunlar çok kolay olduğu zaman da bana bir mücadele sunmadığı için keyif alamıyorum. Bu bağlamda normal zorluk seviyesi tam benim için diyebilirim. Uzun yıllar bu şekilde mutlu mesut oyunlarımı oynadım ve insanların çok zor dediği From Software oyunlarından hep uzak kaldım. Bu kadar zor, gıcık, sinir bozucu ve hatta doğru dürüst kontrol noktası bile olmayan bir oyun serisinden keyif almamın imkansız olduğuna inanıyordum. Bu oyunların aşırı zor olduğunu belirten insanlar, aynı zamanda bu oyun hakkında şaheser de diyorlardı. İnsanları bu oyuna bu kadar çeken şeyin ne olduğu artık iyice içimi kemirmeye başlamıştı. En sonunda terazide bu oyunlara karşı olan merakım zorluktan kaçınma içgüdüme baskın geldi ve ben de bu oyunlara bir şans vermeye karar verdim. En fazla geçemediğim yerde bırakırım ne olacak deyip Dark Souls’a giriştim.

DARK SOULS VE YILMAMAK

Oyun hakikaten de herkesin belirttiği gibi zordu. Sık sık ölüyordum. Yalnız her nedense; normal şartlar altında beni çileden çıkartıp bana pes ettireceğini öngördüğüm durum, bu oyunda işlemiyordu. Öldükçe tekrar denemek istiyordum. Yenildikçe üstüne gitmek istiyordum. Çoğu kişi bu durumun oyunda bir yere takıldıktan sonra, orayı geçmenin getirdiği başarı hissinden kaynaklandığını düşünse de ben Dark Souls’ta bundan fazlası olduğunu düşünüyorum.

Ben aslında bütün oyunun özünün yılmak veya yılmamak arasındaki çatışma olduğunu düşünüyorum. Oyunun en başında bitik bir halde zindan hücresinde başlıyoruz. Oscar of Astora bize hücremizin anahtarını veriyor ve elimize ilk Estus Flask’i (Dark Souls oyunlarında canımızı yükselten eşya) tutuşturuyor. Bu hücrede başlayıp kalelere, bataklıklara ve tanrıların şehrine doğru uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculuğumuzda karşılaştığımız neredeyse tüm düşmanlar ve bölüm dizaynı bizi yıldırmak üzerine kurgulanmış gibi gözüküyor. Bu oyunun evrenindeki varlıklar bir lanetten ötürü ölümsüzler, sadece hayatlarının bir anlamı kalmadığında Hollow denen zombimsi yaratıklara dönüşüyorlar. Oyun aslında bizim bu zorlukların üstesinden gelip seçilmiş kişi olacağımız mı yoksa bu yolda zorluklara göğüs geremeyip yılmış bir Hollow mu olacağımızın mücadelesi. Bu durum sadece bizim için değil karşılaştığımız NPC’ler için de geçerli. NPC’lerin Bir kısmı bu yolculukta zorluklara göğüs geremeyip Hollow oluyor ve dönüşümlerini aşama aşama gözlemleyebiliyoruz. Bu gözlemlediğimiz durumun da bahsettiğim mücadeleyi sadece bizim karakterimiz değil diğer karakterler de veriyor ilüzyonunu güzel oluşturduğunu düşünüyorum.

Üst katmanda insanı bu kadar yoğun yılmaya iten unsurlar bulunurken; alt katmanda bulunan oyunun adaletli bir oyun olması, bizi oynayış tarzımıza göre tamamen serbest bırakması ve tam kıvamında olan zorluğunu alt etmemizi ödüllendirmesi gibi öğelerle aslen bu zorlukları aşmalısın ve vazgeçmemelisin mesajının verilmek istendiğini düşünüyorum. Oyun her ne kadar yıldırıcı ve zor gözükse de zannedildiği gibi sadistçe ve amaçsızca zor olsun diye dizayn edilmemiş. Aksine oyun sizin bölümleri geçip ilerlemeniz için motivasyon yaratacak şekilde dizayn edilmiş. Bu sayede de Dark Souls bende yenmeliyim, vazgeçmemeliyim hislerini uyandırarak kendini bana sonuna kadar oynattı ve başlangıçta bitirebileceğime hiç inanmadığım bu oyunu bana bitirtti.

Her ne kadar internette gezinen başka hikayeler gibi Dark Souls benim hayatıma dokunmuş olmasa da bana yaşattığı hisler açısından benim için yeri ayrı olan bir oyun olacak. Bu yazıyla benim gibi bu seriye başlamak isteyip de başlayamayan arkadaşlarımı da cesaretlendirmiş olayım. Eğer acaba başarabilir miyim gibi sorularınız varsa; kafanıza takmayın, başlayın. En kötü bu oyun bana göre değilmiş deyip bırakırsınız ve bir kaybınız olmaz. Ama eğer benim oyunun telkin ettiğini düşündüğüm gibi yılmaz da sonuna kadar giderseniz sizi gerçekten güzel ve değişik bir deneyimin beklediğini bilin.

İyi oyunlar dilerim,

# E-Spor

İLGİLİ YAZILAR

Türkiye de Var! EA SPORTS FC 26’ya 48 Takımlı Yeni Mod Eklendi
Oyun

Türkiye de Var! EA SPORTS FC 26’ya 48 Takımlı Yeni Mod Eklendi

EA SPORTS FC 26, The World’s Game güncellemesiyle yaz döneminin uluslararası futbol takvimini oyuna taşıyor. Türkiye’nin de yer aldığı 53 lisanslı milli takımla oynanabilen 48 takımlı turnuva modu, grup aşamasından finale uzanan gerçekçi bir organizasyon sunuyor.

XBOX (exclusive) Oyun Politikasını Yeniliyor
Oyun

XBOX (exclusive) Oyun Politikasını Yeniliyor

Xbox tarafında “özel oyun” yaklaşımının yeniden tartışılması, yalnızca bir platform stratejisi değişikliği değil; oyun sektöründe dağıtım, gelir modeli ve marka kimliği dengesini yeniden tanımlayabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Counter-Strike’ta Yeni Dönem: Counter-Strike 2
Esports

Counter-Strike’ta Yeni Dönem: Counter-Strike 2

Counter-Strike, 20 yıl önce piyasaya sürülen ve o zamandan beri dünyanın en popüler birinci şahıs nişancı oyunlarından biri haline gelen bir oyundur. Şimdi, Valve, Counter-Strike‘ı bir sonraki seviyeye taşımak için Counter-Strike 2’yi duyurdu.

Assassin's Creed Black Flag Resynced Geliyor!
Oyun

Assassin's Creed Black Flag Resynced Geliyor!

Ubisoft'un resmi blog paylaşımıyla duyurduğu Assassin's Creed Black Flag Resynced, serinin en çok talep edilen yeniden yapım projelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. 2013 yılında çıkan orijinal Black Flag, açık dünya deniz keşfi, korsan teması ve zengin hikaye anlatımıyla milyonlarca oyuncunun kalbini fethetmişti.